Geceleri uykuya dalmak için hayaller kurarım ben.. Hayaller uluorta anlatılmaz ama ben bazı geceler bir 300 game hayali seçerdim kendime. Kimi zaman sonuna kadar gelemez uyuyakalırdım, bazen de 300'ü atar, öyle uyurdum... 9 yıllık bir emekten sonra geceleri uyumamı kolaylaştıracak hayallerimden biri eksildi ama nadiren aklıma geldiğinde içimde bir zafer duygusu ki herşeye değer...
Gelelim hikayeye... O gece rüyamda bowlingci arkadaşlarla beraber bir binanın yedinci katındayım. Dev dalgalar yükseliyor, dalgalardan korunmak için bir üst kata çıkıyorum. Diğerleri aşağı katta kalıyorlar. Ertesi sabah İstanbul Bowling Spor Kulübü takım seçmeleri turnuvasına gidiyorum. Rüyamı anlatıyorum, "hayatında bir engel aşacaksın" diyorlar. "Hayırdır inşallah" diyorum.
Oyuna başlıyoruz. İlk oyunum gayet iyi: 224. Sonraki iki oyun boyunca sürekli 1-3 cebine atıp 9 vuruyorum. Ya on numara kalıyor, ya da 7 numara. Bir, üç, beş derken, herzamanki kurtulmaya çalıştığım ama başaramadığım bir sinirlenme durumuna kapılıyorum. Bu durum böyle giderse söylenmeye başlayacağımı biliyorum ve öyle de oluyor. Etrafımdaki insanlar da -belki beni yatıştırmak için- hayretlerini gizleyemiyorlar. Ve o iki oyunu 9 spare'lerle 192 ve 191 yaparak bitiriyorum.
Dördüncü oyuna strike'la başlıyorum. Benimle birlikte etrafımdaki -sanırım şerrimden çekinen- oyuncular da derin bir oh çekiyorlar. Strike'lar devam ediyor. Çok rahatım. 6. strike'dan sonra Recep hoca "Bir tane daha yap soyunacağım" diyor. Ve maalesef onu soyundurmak durumunda bırakıyoruz. Onuncu strike'ı yapıyorum, dönüp tabelaya bakıyorum, ilk heyecan o anda düşüyor içime ve şöyle bir his geliyor: "Ben yine 1-3 cebine atayım da 10 numara falan kalsın yeter ki bu heyecandan kurtulayım"
Ellerim titremeye ve terlemeye başlıyor. Salonda müziğin sesi kapatılmış, bütün oyuncular oyunu bırakmış, herkes arkamda... Atışı yapıyorum. Yanlış atış... 1-2 ve Brooklyn strike. Artık ölmek istiyorum. Ellerim ter içinde, kalbim yerinden çıkacak. Atış pozisyonundayım, ellerimle beraber, bacaklarım da o kadar titriyor ki şortumun titremesini herkes görebiliyor. Arkamdan sesler duyuyorum: "Atacak, atamayacak.." Atacağımı düşünenlerin yüzünü kara çıkartmıyorum…
Bu benim 1993'ten beri devam eden bowling hayatımın yüzlerce anısı arasında en unutulmazı. O günde ve öncesinde beni motive eden, yakında 300 yapacağımı söyleyen, beni yürekten destekleyen ve bu duruma gerçekten sevinen kişileri çok iyi biliyor ve onlara teşekkür ediyorum. Darısı bowling'e gerçekten gönül ve uğraş veren herkesin başına.
Ömür Mankalyalı
5 Mart 2002 İstanbul